27 Haziran 2011 Pazartesi

görmüyorsun.

Ben , mütemadiyen uzak ve soğuk kokan , acıyı taze taze kaleme aldıran birini sevdim. Yüreğime giden volkanları söndüren , derelerimi yerle yeksan eden biri bu. Kalitesiz , ucuza alınmış tütün , çok yük olmayan ve en acısından kahve tadını sigara ve yağan yağmurla alabildiğim. Bilmiyorsun , duymuyorsun da. Hala görmüyorsun. Usulcasın , büyük bir sükunetsin. Tutunamıyorum. Sensiz güneye iniyorum. İndikçe iniyor , güneyden iniyor ,  kuzeyleşiyorum. Parmaklarım üşüyor. Özgün bir acıyı mı yoksa öğrenilmiş mutlak bir hazzı mı hissediyorum , bilmiyorum. Senin de bilmediğin gibi. Adına güfteler uyduruyorum , duymuyorsun.  Baştan aşağı deviriyorum ayaz vuran gözlerimi , görmüyorsun. Uzak ihtimaller sırtlanıyorum , mutluluk vaat eden. Tünelin sonundaki flu bir ışık kadar yakın. Faili meçhul bir cinayetsin kurbanın ben olduğum. Ulaşamama korkusuyla akıllara dolan bir 'eyvah'sın. Saf tutkudan doğan bir yeminsin , sana yemin ederim. Bilmiyorsun.

.

yürüyemeyeceğim ülkeler var , onlara da yüzerim.